DELİLER VE AKLISELİMLER

DELİLER , deliler , deliler ve aklıselimler , DELİLER VE AKLI SELİMLER

Deliler doluşmuştu şehrin içine… Herkes bıkmıştı bu delilerden.
Profesör Dr. Marcus artık yetemiyordu koca bir şehre. Her gün küçük kliniği dolup taşıyordu. Dinliyor da dinliyor, anlatıyor da anlatıyordu.
Deliler aklıselimlerin hedefi olmuş vebalı gibi tepki görüyorlardı herkesten.
Delilik suç muydu ya da bir hastalık mıydı ?
Deliler suçlamıyordu aklıselimleri neden sizin aklınız selim diye.
Ama suçlanıyorlardı o acımasız cellatlar tarafından. “SİZ DELİSİNİZ BU NEDEN BÖYLE ?” diye.

Aradan zaman geçtikçe delilerin sayısı azaldı. Kanının damarlarında hareketsiz kalma süresi iki saniyeyi aşmayan deliler, birer aklıselim gibi davranmayı ya da en azından aklıselim gibi görünmeyi öğrendiler.
Öte yandan içi kin kusan o aklıselimler yaşadıkları zaferin sarhoşluğunu iliklerine kadar yaşıyorlardı.
Bir gün bir aklıselim merakına yenik düştü. Dr. Marcus’un kliniğinin yolunu tuttu. Anlat bana deli doktoru. Beni bana anlat hani ben kendimi bilemeyecek kadar acizim ya(!). Beni bana anlat. Hani ben aklımın yoluma saçtığı aydınlıkta yürüyorum ya bana bunu anlat ki o delilerden bir farkım olduğunu kalbimin derinliklerinde hissedeyim.

Dr. Marcus Deliler ‘i tanımaya başlıyor

Dr. Marcus hastalarının raporlarını tutmayı ihmal etmezdi. Genç adamın dilindeki mükemmel mısralarının ardındaki o gözünün derinlerine pusu kurmuş acizliği görmezden gelemedi.
O gece bolca düşündü. Kim idi bu deliler veyahut tam zıttı olarak kabul gören aklıselimler ?
Dr. Marcus o gece istifa etti. Kendi hakkında da bir rapor hazırladı ve ekledi: “Bugüne kadar birçok deliyle görüştüm ve konuştum, birçok deliyi dinledim ve anladım. Lakin hepsinin gözlerinin içinde gördüğüm tek şey korkuyla bastırılmış güzellikler idi. Dün ilk defa bir aklıselimle karşılaştım.  Yüzündeki kibir ve gözlerindeki acizlik… Kendini tatmin etme uğruna beni ziyarete gelmiş bir aklıselim… Bugün anladım ki bunca zaman ağırladıklarım deliler değil, aklıselim yüreği temizlermiş. Oysa ben belki de onların yüreğindeki temizliği kirletmeleri adına saatlerce dil döktüm onlara.
Bugün hatamın farkına varıyorum. Ben aklıselimler ile deliler arasındaki savaşta zehri dosta, panzehiri düşmana veren aptal birer hemşirmişim meğer. Bundan sonraki hayatımı Tanrının ve delilerin beni affedebilmesi uğruna harcayacağım.

Sevgilerle
Dr. Marcus

Birisi “DELİLER VE AKLISELİMLER” üzerinde düşündü

Bir Yorum Bırakın

%d blogcu bunu beğendi: